|
TRENLER
Trenler;
tüm dünyada uygarlığın göstergesi olmuş makineler.
İnsan ırkının ilk toplu taşıma aracı olan, icat edildiği
1800'lü yıllardan itibaren uygarlığın simgesi, olan
trenler.
Trenler;
şu anda uzaya çıkan birkaç ulusun uzaydan ziyade teknolojilerini
karşılaştırdıkları tek ulaşım sistemidir. Japonya,
Fransa, Almanya, İngiltere, ABD gibi dünya devlerinin
uzay teknolojilerinin yanında belki de onlardan daha
da fazla uğraştıkları teknolojidir tren teknolojisi.
Ülkemizde
yıllardır ihmal edilen, aptalca nedenler yüzünde bir
türlü gereken ilgiyi göremeyen trenlerle ilgili bir
oyunu sizlere tanıtacağım.
Belki
benim trenlere olan aşırı merakım ve sevgim bu yazıyı
bir miktar etkileyecek ama o kadar da olsun. Ülkemizdeki
tüm trenler hatlarının kesişme noktası olan, İstanbul
ve Ankara gibi iki büyük şehre karayollarından daha
hızlı olarak tren hatlarıyla ulaşabilen tek şehir
olan Eskişehir'de yaşamam bunun en büyük etkisidir
sanırım.
Oyunumuz
Railroad Tycoon 3 (RT3). Yıllar önce çıkan ikincisinden
sonra pek çok Tycoon severin sabırsızlıkla beklediği
bir oyun. İkincisinin çok zor bir oyun olması çoğu
insan için bir bıkkınlık getirse de harbi tycooncuları
oldukça memnun etmiş bir yapıttı. Şimdi üçüncüsü karşımızda.
YENİ NE VAR?
Oyun
benim son zamanlarda gördüğüm en güzel demoyla başlıyor.
Konu bildik hatta klişe de olsa uygulama çok başarılı.
Müzik ise mükemmel. Demo beni o kadar etkiledi ki
çoğu zaman sadece demo için oyunu başlatırken buldum
kendimi. Yapağımız iş eski oyunlar ile aynı. Tren
hattı kurup bu hat üzerinden işleteceğimiz trenlerle
para kazanmak. Kolay gibi görünse de bu iş o kadar
kolay değil. Neyse bu konuya daha sonra değineceğiz.
Peki
neler yeni derseniz sıralamaya başlayalım. İkinci
oyundan bu günlere bir oyunda değişmesini belediğimiz
en önemli şey doğal olarak grafikler oluyor. Oyunumuz
artık 3-D bir şekilde karşımıza çıkıyor. Zaten bu
özelliği oyun piyasaya çıkmadan çok önceleri üretici
firma tarafından bağır bağır duyurulmuştu. 3 boyutlu
grafikler beni her zaman korkutmuştur aslında. Hele
bir tycoon oyununda grafiklere verilen önem çoğunlukla
oynanışın önüne geçer ve sonuç olarak güzel grafikler
sahip ama hiçbir işe yaramayan oyunlar ortaya çıkar.
Neyse ki RT3 bu işi iyi başarmış. Oyuna ilk baktığınız
zaman eski oyunun aynısı bir ekranla karşılaşıyor
izlenimi verilse de haritaya yaklaşınca tamamen üç
boyutlu bir dünya ile baş başa kalıyorsunuz. Aslında
grafikler dışında oyuna yeni katılan başka bir özellik
yok. Zaten iyi olan oyun formatı korunmuş bence çok
da iyi olmuş.
Grafiklerdeki
ayrıntılara çok önem gösterilmiş. Mesela elektrikli
trenlerin tellerde çıkardığı kıvılcımlar, dalga ve
su efektlerinin güzelliği sadece birkaç örnek. İşin
kötü tarafına gelince biz çoğu zaman (hatta hiçbir
zaman) bunları göremiyoruz. Tüm sorunumuz nereyi birbirine
bağlayacağız telaşı içinde geçtiğinden bu kadar yer
yüzüne inip ayrıntı göremiyoruz. Oyun alışıla gelmiş
olarak Campaign ve Scenario bölümlerini barındırıyor.
Campaign bölümünde dört farklı zaman diliminde toplam
16 görevi yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Amerika'da
trenlerin ilk zamanlarından başlayıp oradan Avrupa'ya
daha sonrada Mısır, Çin ve Arjantin de çeşitli görevler
yapıyorsunuz. Son olarak da işin gelecek kısmına bakıyoruz
ve 2050 yılına gidip suya batmış ve yeniden oluşan
bir Hollanda'yı kıta Avrupa'sına ve beklenen büyük
depremin arkasından San Francisco'yu birbirine bağlamaya
uğraşıyoruz. Görevler oldukça çeşitli gördüğünüz gibi.
Scenerio
kısmı ise hepimizin bildiği gibi çeşitli görevleri
yerine getirmeye çalıştığımız bir bölüm burada da
12 görev bizleri bekliyor.Son olarak ise bir Sand
Box bölümü de var ki bu bölümde hali hazırda bulunan
22 bölgede özgürce tren imparatorluğunuzu kurmanıza
imkan veriyor. Burada kısa bir hatırlatma yapmak gereği
duydum şu anda bende oyunun 1.03 yaması kurulu. Bu
yüzden görev sayısı bir iki adet fazla olabilir.
ALIYORUM-SATIYORUM
RT3
ün oynanışı içinde bir bölüm var ki gerçekten iyi
öğrenilirse çok can yakacak bir bölüm. Borsa İşlemleri.
Şimdi bu nerden çıktı demeyin. Tek kişilik görevlerde
belki fazla işiniz olmaz bu kısmı kurcalamadan da
görevleri bitirebilirsiniz. Ancak bronz belki de gümüş
olarak. Eğer şöööle at nalı gibi bir altın madalya
istiyorsanız borsa işlemlerini çok iyi anlamalı ve
yerine getirmelisiniz. Bunun içinde RT3'e başlamadan
önce mutlaka tutorial bölümüne bir göz atın. Oldukça
iyi hazırlanmış bir bölüm ve borsa işlemleri hakkında
oldukça iyi açıklamalar var. Borsa işlemlerinin özellikle
multiplayer oynuyorsanız çok önemi olduğunu söylemekteler.
Ben her ne kadar oynamasam da oyun içinde gördüğüm
kadarıyla çok fazla atraksiyona haiz bir bölüm.
Size
bu konuda bir stratejide anlatayım. Eğer çok iyi bir
yıl geçiriyorsanız ve kâr bir önceki seneye göre 2,3
hatta 6(bunu başardım) katı bir çıkış yapacaksa yıl
sonunu beklemeden alabildiğiniz kadar hisse alın.
Yılın başında bir anda herkes sizin hisselere hücum
edecek işte buradan yavaş yavaş hisse satın. Bunun
tam tersi de geçerli tabii. Kötü bir yıl geçiriyorsanız
hemen satış yapmaya başlayın. Zarar açıklanınca zaten
herkes satacak sizde aşağılardan ucuza hisseleri toplayabilirsiniz
(Yazıyı yazanın işletme okuduğu çok mu belli oluyor?).
Tabii bunları yaparken ufak tefek aksaklıklarla da
karşılaşabilirsiniz. Mesela çok iyi giden bir yıl
için son ayda ederi 1 milyon dolar olan trenlerinizden
ikisi birden kaza yapar ve siz son ay 2 milyon dolarlık
bir yatırıp yaparsınız ve zarar edersiniz. Böylece
de aldığınız tüm hisseler düşerken sizde beş parasız
kalıverirsiniz (bunu da başardım).
FABRİKATÖRLÜK
Oyunun
bir diğer güzelliği ise çeşitli işletmeleri satın
alabilmeniz. Meyve bahçelerinden silah fabrikalarına
kadar her türlü işletmeyi satın alabiliyorsunuz. Zaten
bazı görevler de bunu size zorunlu tutuyor. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta karlılığı olan ve bunu
devam ettirebilecek işletmeleri seçmek. Bunu nasıl
yaparız diyorsanız. Fabrikanın istediği hammaddeleri
oraya getirin ve ürününde isteyen yerlere taşıyın.
Hepsi bu kadar kolay gözükse de bu iş çoğu zaman zor.
Hammaddeler ve alıcılar genellikle birbirinden çok
uzakta oluyor. Bu işi başarmanın en kolay yolu, ürettiğinizi
şehirlerde bulunan warehouse veya limanlara taşımak.
Bu tür yererle hemen her şeyi alıyorlar. Bu yüzden
eğer görev uygunsa bunların yakınından oyuna başlamak
işinizi kolaylaştıracak. Fabrikalarla ilgili bir başka
ipucu ise yeni kurulan fabrikaları takip etmek ve
bunları satın almak. Burada kastettiğim yeni teknoloji
ürünü fabrikalar değil. Onlar genellikle ürettiğini
satacak yer bulamıyor. Yeni açılan bir brewery mesela.
Yeni kurulan fabrikaların fiyatları genellikle ucuz
olur. Karlı bir işletme almaya kalkarsanız genel olarak
fiyat düzeyi yıllık karının on katı oluyor. Yani yatırımın
geri dönüş süresi on yıl. Buda oldukça uzun bir süre.
Tüm bunlar yüzünden yeni kurulan fabrikalara ilgi
göstermekte yarar var. Tekrar hatırlatmak istiyorum,
fabrikaların ham maddelerini tedarik etmez ve ürettiklerini
götürmezseniz bu taktik de bir işe yaramaz.
RAKİPLER
İşin
en can alıcı noktasına geldik. Bu oyunda bilgisayar
sizin canınızı okumak için programlanmış. Easy veya
normal zorluk seviyesinde pek belli olmasa da ben
aşmışım hard oynarım diyenler bence birkaç defa daha
düşünmeli. Bu zorluk seviyesinde bırakın oyun oynamayı
düşmanlarınızı yenmek için oluşturacağınız taktikler
bile çoğu zaman pek bir işe yaramayacak. Gerçekten
pek çok mantıksız olayla karşılaşacaksınız. Bir bölgenin
ulaşım haklarını almak size 2-3 milyon dolara çıkarken
diğer firmalar bu hakları olmadık anlaşmalar alacaklar.
Özellikle 2. era olan Avrupa'da pek çok ülkenin ulaşım
haklarını satın almanız gerekecek. Bu durum bazı zamanlar
da gerçekten can sıkıyor. Özellikle Almanya görevinde
neredeyse yirmiden fazla eyaletin teker teker haklarını
almaya çalışıyorsunuz ki cidden can sıkıcı. Rakipler
sizin için para kazandırmayacak gibi görünen yerlerde
bir anda 3-4 tren birden salıyorlar ve tahmin edemeyeceğiniz
karlar elde ediyorlar. Bu durum can sıksa da pek öyle
alt edilmeyecek gibi değil. Sizin için mutlaka bir
alternatif mevcut. Bu özellik oyunu bir önceki versiyonun
umutsuz alternatifsizliği içinde sizi çıldırtmıyor.
Mutlaka bir çıkış yolu mevcut ve bu yol bir miktar
planlamayla ortaya çıkıyor.
SON OLARAK
Hala
alıp oynamamış Tycoon severler için kaçırılmaması
gereken bir oyun. Uzun zamandır göremediğimiz kalitede
bir oynanış, çok çok iyi ayarlanmış bir oyun gelişimi
ve pek çok diğer oyunu kıskandıracak oyun içi sinematikleri
ile kesinlikle oynanmayı hak ediyor. Oyunun bazı eksilerini
yukarıda belirttim ama bunlar sizin gözünüzü korkutmasın.
Şu anda piyasadaki en iyi tycoon oyunu bu. Mutlaka
alınmalı ve mutlaka oynanmalı.
Tan TACİROĞLU
|