Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms


« OYUN İNCELEMELERİ »


        İlk duyduğum Tycoon oyunu Pizza Tycoon'dı. Sonra bir baktım her yerde mantar gibi tycoon oyunları bitiyor. Sanki günlük hayatımız tycoon oyunlarıyla sanal aleme taşınmış. Pizzacılıktan lunapark işletmecisine, uçak şirketinden limonatacılığa, nakliyatçılıktan hayvanat bahçesine kadar her şey var bu tycoon oyunlarında. Monopoly Tycoon'ı belki de diğerlerinden ayıran en büyük özellik diğerlerinin aksine gerçek hayattan biraz daha uzak olması.

        Bu oyunda bildiğimiz emlak ticareti oyunu olan Monoploy'nin uyarlanmış şeklini görüyoruz. Genel olarak anlatırsak Monoploy'deki gibi tren istasyonları, su işletmecisi, şans kartları ve semtler var (kusura bakmayın isimler İngilizce yani Bebek, Eminönü, Haydarpaşa falan değil). Semtlere değişik dükkanlar yada apartmanlar kurup para kazanmaya çalışıyoruz tabi oyun bu kadar basit değil ve zarla da oynanmıyor bu yüzden zarlarınızı aramayı bırakın:) Şimdi biraz ayrıntıya girip bakalım neler var bu oyunda.

        Oyunu açtığımızda ad değiştirme, tutorial, tek kişilik oyun, yerel ağdan oyun, kaydedilmiş oyun açma, ayarlar ve çıkış var. Single Player'a basarak yeni oyuna başlıyoruz. Sol tarafta tek bir oyun görüyoruz, ekranında sağında da görevimiz yazıyor. Her görevi bitirdiğimizde başka bir görev açılıyor. Neyse zorluk derecesini seçip oyuna başlıyoruz. Bir de başlamadan önce piyonumuzu ve ona göre de karakterimizi seçmemiz gerekiyor. Yeni görevler açıldıkça rakiplerimiz de oluyor.

         Oyuna başladık. Sol altta kârımız, satışımız falan var. Sağ üstte zamanı gösteren bir saat var. Yalnız bir gün bittiğinde oyunda 5 yıl geçiyor. Piyonumuza tıkladığımızda görevimiz yazıyor. Bir de şans kartları var. Bunları istersek çekiyoruz ama sonu para cezası da olabilir, ödül de olabilir. Sağ altta ise zamanı hızlandırma ile şehrin özelliklerini görebileceğimiz seçenekler var. Şehrin özellikleri derken şehirde kaç kişi olduğunu, kaçının neyi sevdiğini yada semtlerin özellikleri yazıyor. Hangi semtte oturanların hangi malları en çok sevdiği, semtlerin değerleri falan işte. Bu özelliklere göre marketlerimizi kuracağız. Üst tarafta eğer rakiplerimiz varsa onların nerede hangi marketi kurduğuyla ilgili yada şans kartlarının sonucu ile ilgili bilgi veriyor.

         Herhangi bir semtin üstüne gelerek oraya değişik boyutta ve değişik malzeme satan dükkanlar kuruyoruz. Mesela gazeteci kurarak gazete satıyoruz. Dükkanın boyutuna göre de stok kapasitesini ayarlayabiliriz. Ayrıca semtleri açık arttırma ile 25 yıllığına alabiliriz. Yıllar geçtikçe de değişik mallar çıkıyor mesela bilgisayar, telefon gibi.

         Dondurmacı, gazeteci gibi bazı dükkanlar sabah, sinema gibi bazıları da akşam çalışıyor. Bu arada bir şeyi belirtmeden de geçemeyeceğim. Mesela insanlar sinemaya girdiğinde ellerinde torbalarla çıkıyorlar, oturup da sinema izlemiyorlar. Yani tüm malları sanki ekmek, gazete gibi düşüneceksiniz.

        Oyunun en eğlenceli yanlarından biri de açık arttırma bence. Bir semte gelip "Lease Block" diyorsunuz ve 120 saniye sonra açık arttırma başlıyor. Açık arttırmada sıra size geldiğinde fiyatı ne kadar arttırdığınızı yada çekilip çekilmediğinizi söylüyorsunuz.

         Çok derine inmişim toplayayım. Biraz görevlerden konu açalım. Günlük kâr, satış miktarı, belediye başkanı olma gibi görevler var. Yine hepsini açtığınız dükkanlar belirliyor. Bir de aynı renkli semtlerin tümünü alırsanız açık arttırma ile oraya otel yapabilirsiniz ,artııı, vergi ödemezsiniz ve rakip şirketlerin dükkanları varsa onlardan da para alırsınız. Aynısı su, elektrik ve doğalgaz idareleri için de geçerli.

        Sistem gereksinimlerinden bahsedelim biraz. Windows 95-98 yada ME, Pentium 233 yada üstü, 64mb ram, 4x Cd-Rom, DirectX 8.0 ve 90mb'lık boş alan gerekli. Grafikler genel olarak güzel. Oynanabilirlik özellikle çok iyi. Fareyle 360 derece sağa-sola yada aşağı-yukarı dönebilirsiniz. Oyun genelinde güzel ama her Tycoon oyunu gibi bir süre sonra sıkıyor ve başka bir oyun arıyorsunuz.

         Şimdilik bu kadar. İlk incelememi beğenirsiniz inşallah.
                     Serhan KUŞÇUOĞLU