|
|
« OYUN İNCELEMELERİ »
Aslında ben bu oyunu yazmak istememiştim. Oyun almaya
giderken aklımda ilki bir facia olan Mall Tycoon 2 vardı.
Bakalım ilkinden beri bir şeyler değişmiş mi? Diyerek
o oyunu yazmak istedim ama karşıma Big Biz Tycoon 2
(BBT2) çıktı. İlkini oynamamıştım bakalım bu ne menem
bir şey deyip aldık. Hay almaz olaydım.
Son cümleden
de anlayacağınız gibi oyun bir garip kötü desem kötüye
bile hakaret olacak. Hani Neyzen Tevfik'in dediği gibi
Bok deme şu boka / Bok duyar ar eder / Zerresi boka
düşse / Boku da berbat eder. İşte böyle bir şey bu BBT2.
Kısaltması bile insana geri zekalı bir TV programını
hatırlatıyor. Her açıdan kaybediyor sizin anlayacağınız.
Efendim bu
kadar hakaret ettiğimiz oyuna genel bir bakış yaparsak;
oyunun amacı en büyük ol, hep büyük ol gibi klasik Tycoon
olayı. Oyun küçük bir işletmeyle başlayıp (işin business
kısmı) bunu büyütmek için çabalamayı gerektiriyor (işin
tycoon kısmı) ve bunu yaparken oyuncunun sabrını zorluyor
(işin big kısmı).
İşimiz bir
firma kurup çeşitli rakipler arasından sıyrılmak. Bunu
yapabilmek için çeşitli ürün grupları arasından ürünleri
geliştirip, üretip, satmak gibi klasik bir yol izleniyor.
Satışları yükseltmek için el ilanları veya TV reklamları
kullanabiliyorsunuz. Tüm bunlar içinse bir ofis kurmalı
ve çeşitli çalışanlar istihdam etmelisiniz. İşin bu
kısmına daha sonra değineceğim. Şimdi bir başka konuya
geçmek istiyorum. Bir Tycoon oyunu için en önemli kısım
Tutorial dır. Neyi nasıl yapacağınızı ve oyunun genel
tanıtımı dışında, oyunun genel bir mantığı da bizlere
kazandırmalıdır. BBT2 ise sadece 6-7 sayfa resim ve
bu resimler üzerine çızıkdırılmış çeşitli oklarla bu
işi hallediyor. Yani yaşayarak öğren diyerek bizi oyunun
içine bırakıyor. Haliyle sinir oluyor insan. Oynayarak
öğrenirim hem daha kalıcı olur diyenlerdenseniz. Buyurun
hemen oyuna girelim.
Oyuna
girerken önce kendi isminizi, sonra firma isminizi belirliyorsunuz.
Hatta aynı anda kuşlusundan gemilisine oradan da dünyalısına
birkaç iğrenç logo bile seçme şansınız oluyor. Ardından
pat diye oyun ile baş başa kalıyorsunuz. Baktığınızda
göze hoş gözüken ama bankayı bulmak ve rakipleri dikizlemek
dışında bir halta yaramayan üç boyutumsu bir görüntüyle
oyuna başlıyorsunuz. Doğal olarak siz ekrana ekranda
size bakıyor. Sonra kaşif ruhunuzu harekete geçirerek
oraya buraya tıklamaya başlıyorsunuz ve bir şekilde
ofisinize ulaşıyorsunuz. Evet geldik yukarıda bahsettiğim
ofis hikayesine.
Oyunumuzda
bir de ofisimiz var. Bu ofisimizi istediğimiz gibi düzenleyebiliyoruz.
Önce çalışanlarımız için masa ve oturak alarak işe başlıyorsunuz.
Çalışanların sayısı arttıkça yani odalar hatta yeni
ofislere taşınabiliyorsunuz. Ancak çalışanların istekleri
bir türlü bitmiyor. Kendilerini sadrazam parçası zanneden
bu zat-ı muhteremler, durmadan şikayet ediyorlar. Kahve
makinesi yok, dinlenecek yer yok, havalandırma yok şikayetleri
hiç bitmiyor. Tüm ofisi çiçeklerle, tablolarla donattım.
her şeyin en iyisini koydum yine yaranamadım bu elemanlara.
Hele bir başka yakınmaları var ki insanı delirtiyor.
Haspalara bir türlü kenef yetiştiremiyorsunuz. 5 çalışan
için 4 tane tuvalet koydum yine de yaranamadım.
Bu ofis olayının
bir başka boyutu da güvenliği sağlıyor. Rakip işletmeler
sizin geliştirdiğiniz ürünleri çalma yoluna çok sık
gidiyor. Bu yüzden iyi bir güvenlik kurmak şart. Retina
okuyucu, çelik kasa ve çelik kapılarla bu işi rahatça
halledebilirsiniz. Başka ne yapabiliriz ofisle ilgili
derseniz para çantaları koyup rakip işletmelerden çalışan
ayartabilirsiniz. Özel dinleme araçlarıyla bilgi çalabilirsiniz.
Veya bomba koyarak rakip ofisi harap edebilirisiniz.
Oyun saçmaladıkça saçmalamış yani
Birazda
hiçbir şekilde yaranamadığımız çalışanlarımıza bakalım.
Her bölümün başında size bir adet iyi yetişmiş bir eleman
veriliyor. Daha sonrakileri ise siz işe almalısınız.
Yukarıda belirttiğim gibi her biri için de uygun çalışma
şartları hazırlamalısınız. Her çalışanın 6 ayrı özelliği
var. Özellikleri tek tek açıklamaya gerek bulmuyorum.
Bunlar üretim, araştırma yada pazarlama ile ilgili işlere
yatkınlık anlamına geliyor. Bu nasıl bir şey derseniz
açıklamaya çalışayım. Mesela ürün geliştirmelerinde
intelligence ve creativity önemli. Bu özellikleri iyi
olan bir çalışanı ürün geliştirme de kullanmanız verimli
olur. Her ürün geliştirmesi, üretimi yada pazarlaması
için gerekli olan bir toplam puan var. İlk seviye ürünlerin
üretim ve geliştirmelerinde bir kişi yeterli olurken
ileri seviyedekiler için iki hatta üç çalışana ihtiyaç
oluyor. Pazarlama ise yine aynı mantıkla ilerliyor.
El ilanı dağıtımı daha az puan isterken, TV reklamları
daha çok para ve puan istiyor. Bura da oyunun nadir
iyi bir özelliği ortaya çıkıyor. Çalışanlarınızı çeşitli
eğitimlere gönderip bu özelliklerini arttıra biliyorsunuz.
Ancak bu beraberinde çalışanların sizden daha yüksek
ücret istemelerine sebep oluyor. Eğer iyi ücret vermezseniz
rakip işletmeler çalışanlarınızı transfer edebiliyor.
Unutmadan belirtiyim her ürünün üretimi, geliştirilmesi
ve pazarlanması için bir süre gerekiyor ve bu süreyi
hızlandıramıyorsunuz. Üretimi için 70 Constitution 65
Production isteyen bir ürün için bu değerlerin üç katı
kadar insan koydum ama üretim hızında bir değişiklik
olmadı.BBT2 içindeki saçmalıklardan bir tanesi de bu.
BBT2
oynanış açısından da çok yavan. Başta da belirttiğim
gibi 3D bir ekran var ama hiçbir işe yaramıyor. Oyun
Indusrty Giant 2 de olduğu gibi easy, normal ve hard
almak üzere üç ayrı zorluk seviyesinde çeşitli görevlerden
oluşuyor. Easy'nin ilk görevinde bir ürün grubundan
altıncı seviye bir ürün üretmeniz isteniyor. Ancak oyunda
zaman o kadar yavaş ilerliyor ki çıldıra bilirsiniz.
Zamanı hızlandırmak gibi bir lüksünüzde yok. Ben ilk
bölümü tam 3 günde geçtim. Hadi acemilik dedik ikinci
göreve geçtik. Burada yine 6. seviye bir ürünü dünyada
size sunulan bir şehirde de satmanız isteniyor. 3 günde
burada oyalandıktan sonra akıl hastanesine gitmek yerine
oyunu silip kurtuldum. Oyun aşırı durağan olduğundan
vakit geçirecek bir değişiklik yapamıyorsunuz. Sadece
ofise yeni bir şeyler eklemek biraz değişiklik yaratıyor.
Bunun sonucu olarak da ofisiniz bir süre sonra çıfıt
çarşısına dönüyor. (Çıfıt Çarşısının ne olduğunu bilen
var mı acaba aranızda?).
Oyunun elle
tutulur diğer bir özelliği ise değişken ekonomi. Ürün
fiyatları sürekli değişiyor. Bu yüzden çok çeşitli ürünler
elinizde bulundurmanız gerekiyor. Birinin fiyatı mutlaka
yüksek oluyor çünkü. Biraz da strateji isterseniz hemen
yardımcı olayım. Benim kullandığım strateji şu. Hemen
başta düşük seviyeli bir ürün için en iyi tanıtım kampanyası
düzenleyin. Fiyat bir anda inanılmaz artıyor. Sürekli
bu ürünü üretip iyi para kazanabilir ve ileri seviyede
ürün geliştirmek için size gerekecek büyük miktarda
parayı böylece sağlayabilirsiniz. Örnek olarak normalde
13$-17$ arası değişen bir fiyatı olan Plasters'ı 110$'a
sattım. Reklamın size sağlayacağı fark bu bariz yani.
Lafı gereğinden
fazla uzattık galiba. Bu kadar yazıyı hak eden bir oyun
mudur BBT2 derseniz cevabım kesinlikle HAYIR olacak.
Oyun monoton. Geri zekalı bir oynanış biçimi var ve
iğrenç ötesi grafikler işin tuzu biberi. Bana kalırsa
hiç bulaşmayın. Ben yandım bari siz yanmayın derim.
Bir sonraki incelemede görüşmek üzere
Tan TACİROĞLU |
|
Görüntü çok kısa bir süre sonra eklenecektir.
|